TOKSİKOLOJİ

mikrobiyoloji-main-img

Analitik toksikoloji ilaçların ve diğer yabancı bileşiklerin (ksenobiyotikler) ve bunların metabolitlerinin biyolojik numunelerde tespiti, tanımlanması ve ölçümü ile ilgilenir. Tanı koyma, laboratuvar idaresi ve neticelerin değerlendirilmesinde analitik toksikoloji alanında çalışan uzmanın yeterli klinik ve adli toksikoloji bilgisi olması önemli rol oynar. Daha da ötesi uzmanın klinisyenlerle ve adli makamlarla analiz neticelerinin yorumlanması aşamasında etkin iletişim kurabilmelidir.

1840 yılında Madame Lafarge davası zehir ve zehirlenmenin adli açıdan tanımlanması için kimyasal testlerin kullanıldığı ilk olgudur. Kocasını arsenik ile zehirleyerek öldürmekle yargılanan Madame Lafarge’ın davasında bir kimya öğretmeni olan Orfila Mathieu cesedi mezardan çıkarttırıp bazı organlarda yaptığı incelemelerde arsenik izlerine rastlamıştı.

Son 25 yıldır ise ilaçların ve diğer zehirlerin biyolojik sıvılarda tespiti, tanımlanması ve ölçümünde analitik neticelerin güvenilirliği açısından birçok gelişmeler olmuştur. Bu testlerin bazıları klinik amaçlı uygulanır ancak medikolegal neticeleri olabileceği için yüksek analitik güvenilirlik gerektirir. Bununla beraber, tedaviyi desteklemek amaçlı plazma ilaç düzeyi ölçümleri (TDM), bağımlılık tedavisinde bağımlılık yapan madde analizleri, iş sağlığı amaçlı mesleki kimyasal maruziyet testleri artmıştır.

Analitik Toksikolojinin uygulama alanları başlıca; Klinik Toksikoloji, Adli Toksikoloji, Bağımlılık Yapan Madde Taramaları, TDM, Mesleki ve Çevresel Toksikoloji’dir.

Kaan Medikal, analitik toksikoloji uygulama alanlarındaki tecrübesi, ürün çeşitliliği ve etkin desteği ile güvenilir çözümler sunmaktadır.